“Üretimimizin yüzde 88’ini ihraç ediyoruz”

        15 Nisan 2019 Pazartesi 12:54

        RTC TEC Bağlantı Elemanları A.Ş. Satış Müdürü Cemal Demirtaş ile gerçekleştirdiğimiz röportajımız sizlerle paylaşıyoruz.

        “Üretimimizin yüzde 88’ini ihraç ediyoruz”
        - A +

        “Özel ürün tasarımlarımızla müşteri memnuniyetini ön planda tutuyoruz”

        Sorularımıza geçmeden bize kendinizden ve firmanızın verdiği hizmetlerden bahseder misiniz?

        RTC TEC Bağlantı Elemanları A.Ş. akışkanlar için her tip hızlı bağlantı elemanlarının (Quick-Kaplin) tasarımı ve üretimi konusunda 25 yılı aşkın tecrübeli bir ekip tarafından kuruldu. RTC olarak bizler ürün kalite güvencesi ile müşteri memnuniyetini ön planda tutan ve üretiminin % 88’ini ihraç eden bir firmayız. Başta su, hava ve yağ olmak üzere her türlü akışkanlara uygun tekli ve çoklu hızlı bağlantı elemanlarını birçok değişik çalışma koşullarında (sıcaklık, basınç, titreşim… vb.) çalışabilen hızlı bağlantı elemanları üretiyoruz. Şu an Tuzla Deri Sanayi Bölgesi’nde yaklaşık 13,000 m2’lik kapalı alandaki yeni fabrikamızda faaliyet gösteriyoruz.

        Firma olarak hangi sektörlerde faaliyet gösteriyorsunuz? Ürünleriniz hangi alanlarda kullanılıyor?

        Geniş ürün yelpazemizle birçok sektöre hitap ederken dünyadaki muadil ürünler ile uyumlu çalışan daha ekonomik ve daha kaliteli ürünler üretiyoruz. Müşteri ihtiyaçlarına yönelik özel ürün tasarımlarımızla müşteri memnuniyetini ön planda tutuyoruz. Ürünlerimiz genellikle plastik enjeksiyon makine ve kalıplarından tutun da tekstilden makine imalatı yapılan birçok sektörde kullanılıyor. Fakat bizim lokomotif müşterilerimiz plastik enjeksiyon makina ve kalıpçılarıdır.

        Hangi firmalara ne tür üretimler yapıyorsunuz? Var ise ihracat çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

        Yaklaşık 55 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bunun dışında Almanya’da, Kanada’da, Meksika’da, Portekiz’de, İspanya ve İtalya’da da kendi firmalarımız mevcut. Üretimlerin tamamını burada yapıp, dünyanın birçok bölgesine ürünlerimizi gönderiyoruz. Hızlı bağlantı sistemleri - Quick-Kaplin dediğimiz bu ürünler; hidrolik, hava, su gibi tüm akışkanların çok çabuk ve hatasız bağlanması sanayide kullanılan ürünlerdir.

        Türk makine sektörünün genel durumu ve pazar büyüklüğü hakkında neler düşünüyorsunuz?

        Şu an otomotiv - OEM sektörü özellikle kalıplarını yurtdışında Portekiz’de yaptırıyor. Bunun nedeni bence çok yeterli sayıda kalıpçının olmamasıdır. Aslında tam tersi kalıpçılık sektörü Türkiye’de ilerliyor ama önümüzde kat etmemiz gereken çok yol var. Umarım çok kısa sürede bu sorunları çözeriz.

        Sektörünüzde Ar-Ge büyük önem arz ediyor. Firma olarak yapmış olduğunuz Ar-Ge çalışmaları hakkında neler söyleyebilirsiniz?

        Aynı plaka üzerinde tek hareket ile kilitlenebilen istenen giriş - çıkış adetlerinde su, hava, hidrolik gibi farklı akışkanlar ile elektrik bağlantıları toplanarak sorunsuz hızlı kalıp değişimleri için özel sistemler bünyemizdeki Ar-Ge ekibimizce tasarlanabiliyor. Şu an yeni Ar-Ge merkezimiz üzerinde çalışıyoruz. Firma olarak çok güçlü bir Ar-Ge’ye sahibiz ve her yıl sürekli çok sayıda ürün tasarımı yaparak bu ürünlerin patentlerini alıyoruz.

        Firmalar satın aldıkları ürün ve hizmetleri seçerken hangi kriterlere dikkat etmeliler? Türkiye’de bu konuda yapılan yanlışlar nelerdir?

        Firmalar ürün satın alırken genel olarak hep fiyat odaklı hareket ediyorlar. Burada her zaman fiyat - performans değerlendirmesini doğru olarak yapmanız gerekiyor. Bu anlamda da birtakım referanslar çok önemli.

        Bence herkes müşterisi olduğu firmadan mutlaka gidip kendi proseslerini yerinde incelemelerini tavsiye ediyorum. Çünkü alınan bir ürünün yarattığı katma değeri anlamak için o firmanın prosesini mutlaka herkesin yerinde görmesi gerektiğini düşünüyorum.

        2018 yılı üçüncü çeyrek itibariyle gözle görülür bir durgunluk yaşandı. Bu durum size ve sektörünüze nasıl yansıdı? 2019 yılıyla ilgili öngörüleriniz neler?

        Biz üretimimizin % 88’ini ihraç eden bir firma olduğumuz için piyasadaki bu durumdan fazla etkilenmedik. Ancak özellikle Türkiye Pazarı’nda yaptığımız görüşmeler ve müşteri portföyümüzde çok büyük sıkıntılar yaşandı. Özellikle 2018 yılının üçüncü çeyreğinde piyasalarda yaşanan kur dalgalanmalarından dolayı konkordato ilan eden, iflas eden ve işçi çıkaran birçok firma oldu. O yüzden aslında sıkıntılı bir yılı geride bıraktık diyebilirim. 2019 yılı için de açıkçası öncelikli temennimiz Türkiye Pazarı’nın iyi bir konumda olması. Ama birtakım sıkıntıların da elbette yaşanacağını düşünüyorum. Umarım ben yanılırım.

        Son olarak eklemek istedikleriniz…

        Herkesin krizi konuşması kesinlikle sorunu çözmez. Sonuçta seçim öncesi veya sonrası bu ülkede hiçbir değişiklik olmayacak, ülkemizin kaynakları, insan gücü değişmeyecektir. Dolayısıyla daha çok çalışarak ve üreterek tüm sorunlarımızın üstesinden gelebileceğimizi düşünüyorum.

        katalog tasarlıyoruz
        Bu haber toplam 743 defa okunmuştur