İSO 14. Sanayi Kongresi düzenlendi

        09 Mayıs 2019 Perşembe 11:17

        İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "Yerli üretim bir dans ise evrensel standart ve kalite ölçüleri de bu dansın müziğidir. Yerli üretim dansını, evrensel standart ve kalite ölçülerini içeren müzik eşliğinde yapmak günümüzün dünyasında artık hepimiz için artık bir zorunluluk" dedi.

        İSO 14. Sanayi Kongresi düzenlendi
        - A +

        Bahçıvan, İSO tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde "yerlilik" temasıyla düzenlenen İSO 14. Sanayi Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmada, 80'li yılların sonunda iki kutuplu dünya düzeninin sona ermesinden, 2008'deki küresel ekonomik krize kadar uzun süren çarpık bir küreselleşme sürecine hep birlikte tanıklık edildiğini, finansın öne çıktığı, üretimin geri plana itildiği bu dönemde küreselcilik kavramının yükselen değer olduğunu dile getirdi.

        Bununla birlikte gölgesinde "yerelin" ve "yerliliğin" yeşeremediği globalizmin artık sorgulanmaya başladığına dikkati çeken Bahçıvan, "Bir Afrika atasözü, 'Yolunuzu bulmak için bazen kaybolmanız gerekir' diyor. Bugün artık üretimin dünya genelinde ve Türkiye'de yeniden önemsenmeye başladığı, doğru yola yeniden girildiği bir süreçteyiz" diye konuştu.

        İSO olarak üretime dayalı ekonomiye önem verirken, çalışmaları ve projeleri Türkiye'nin güçlü bir endüstri ülkesi olması hedefiyle sürdürdüklerini aktaran Bahçıvan, "Bu çalışmalarımız kapsamında, 'Yerlisi varken, neden ithal edelim?' diyerek, yerli üretimi ve yerli ürün kullanımını desteklemek en öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Türkiye'de bir zamanlar Yerli Malı Haftası ile yerli üretim ve yerli malı kullanımı teşvik edilirdi. Bu anlayış çarpık küreselleşme sürecinde maalesef unutuldu. Dünyada rüzgar bugünlerde korumacılık ve ticaret savaşlarından yana eserken, unutulan bu anlayışın ülkemizde de yeniden hatırlanmasından daha doğal bir şey olamaz." ifadelerini kullandı.

        "Elbette ki sadece üretmek yetmiyor"

        Erdal Bahçıvan, kamu ve özel sektör projelerinin alımlarında yerli ürünlerin tercih edilmesinin ve yerli sanayinin desteklenmesinin, birçok sektörde dışa bağımlılığı azaltacağına işaret etti.

        Bu yaklaşımın milli gelir, istihdam, ödemeler dengesi ve Türkiye'nin uluslararası rekabet gücü üzerinde de olumlu etkiler yapacağını belirten Bahçıvan, " 'Ne kadar üretirsen o kadar güçlüsün.' Bu güç tanımlaması, dünyanın en önemli gerçeklerinin başında geliyor. Elbette ki sadece üretmek yetmiyor. 'Nasıl bir üretim?' sorusuna vereceğimiz yanıt da günümüzün acımasız rekabetçi dünyasında büyük bir önem taşıyor. 21. yüzyılın dünyasında ihtiyaç duyduğumuz üretim; yüksek katma değerli, ileri teknolojiye dayalı, kaliteli, verimli, güvenli, çevreye duyarlı, dışa bağımlılığı azaltan, dünya standartlarına uygun bir üretimdir." dedi.

        Dünya pazarlarında rekabet edebilen güçlü bir Türkiye'nin sadece sanayicilerin değil bu topraklarda yaşayan herkesin ortak hayali olması gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, şöyle devam etti:

        "Bunun için, üretimde yapısal bir dönüşüm ve sıçramayı başta siyasi otoritenin desteği ve teşviki olmak üzere tüm paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirmemiz gerekiyor. Geliştireceğimiz Ar-Ge kapasitesi, patent sayımız, bilgi ve enformasyonu etkili kullanabilmemiz, sosyal sermayemiz ve insanımızın niteliği; üreteceğimiz ürünün kalitesini de belirleyecektir.

        İnsanı odağına alan, bütünsel kalkınmaya dayalı, temelden ve kapsamlı bir dönüşümü hedeflememiz gerekiyor. Böylesi bir üretim anlayışı, İSO olarak savunduğumuz yerli üretimin tanımını da ortaya koymaktadır. Bu tanım aynı zamanda ithal ürün hayranlığı ile yerli üretim fetişizmi arasında yaşadığımız sıkışmayı aşmaya yönelik yöntemi göstermesi açısından da çok önemlidir."

        İSO olarak yerli üretimi ve yerli ürün alımını "yerel" ile "evrensel" arasındaki denge ve uyumu gözeterek savunduklarına da değinen Bahçıvan, sözlerini şöyle tamamladı:
        "Bir başka ifadeyle, milli olanın içe kapanmaya doğru dönüşmesi, evrensel olanın da yereli yutmaya doğru dönüşmesi gibi bir risk ve tehlike karşısında her ikisini de içeren 'Küyerel' veya 'Glokal' şeklinde bir yaklaşımı savunuyoruz. Hepimizin malumu olduğu üzere, dansta müziğe uymayanın ayağına basarlar. Yerli üretim bir dans ise evrensel standart ve kalite ölçüleri de bu dansın müziğidir. Uzun sözün kısası; yerli üretim dansını, evrensel standart ve kalite ölçülerini içeren müzik eşliğinde yapmak günümüzün dünyasında artık hepimiz için artık bir zorunluluk."

        katalog tasarlıyoruz
        Bu haber toplam 1395 defa okunmuştur