Her Teori Pratin Sınavına Tabidir (2)

        Bilgi çağı ya da dijital çağ olarak adlandırdığımız 21. YY insanlık tarihindeki toplumsal, ekonomik ve bilimsel gelişim ve dönüşümün fitilini ateşlemiş durumda.

        Her Teori Pratin Sınavına Tabidir (2)
        - A +

        Bilgi çağı ya da dijital çağ olarak adlandırdığımız 21. YY insanlık tarihindeki toplumsal, ekonomik ve bilimsel gelişim ve dönüşümün fitilini ateşlemiş durumda. Bilişim ve iletişim teknolojilerindeki gelişim rotamızı belirliyor. Hiç şüphe yok ki bilgi çağı bir sonraki çağın çağrısınıda içinde saklı tutuyor. Yaşanan gelişmelere gösterilen tepkinin kuvveti gelişimin ve dönüşümün yönünü süresel olarak belirliyor sadece. Çünkü evrim birdenbire değil zaman içinde ve bir gelişme sürecine bağlı olarak işliyor.

        İlk olarak 593 yılında Çin’lilerin kullanmaya başladığı matbaa yıllar sonra 1450’de Jean Gutenberg’in katkısıyla seri üretim yapabilir hale getirilmiş. Bilginin diğer insanlara ulaşımı böylelikle tam 857 yıl sonrasında hız kazanmış. Osmanlı’da ise matbaanın kuruluşu çok daha sonrasına denk geliyor. Ne yazık ki hızlanmış teknolojinin üzerinden bir 276 sene daha geçtikten sonra nihayet 1726’da İbrahim Müteferrika’nın katkısıyla matbaa ile buluşma sağlanmış ve ilk kitap (Vankulu Lugati) 1727’de basılmış. Tarihlere lütfen dikkat ediniz benzer bir gecikme bu kadar uzun olmasada benimsenmeye çalışılan bazı yönetim anlayışında da var. Yetmiş iki yıllık ömrüne 500”e yakın kitap sığdıran Isaac Asimov sıradan insanların ilgisini bilime çekmeyi başarmak için çok çabalamış. Kitabın yeri ayrı tabi ama 1992 yılında vefat eden yazar ve biyokimyacı bugün yaşasa eminim daha kolay başka yollarda bulurdu. İletişimde çığır açan gelişme ilk olarak bilgisayarlar arasında güvenli iletişim ağı kurma düşüncesiyle 1969 yılında Arpanet üzerinden gerçekleştirildi. Bu gelişmeyi kulakları ağır işiten eşi için birşeyler yapmak isteyen Vinton Cerf’in interneti keşfetmesi izledi. Cerf böylece sadece eşinin değil tüm insanların dünya ile daha kolay bir iletişim kurabilmesenin yolunu açtı.

        Çok değil henüz 49 yıl geçti üzerinden ama bugün artık duyduğumuz pek çok gelişmeye ve hıza şaşırmıyoruz dahası gecikmeleri can sıkıcı buluyoruz. Bunu Bill Gates’in “Dijital Sinir Sistemiyle Düşünce Hızında Çalışmak” ifadesinden daha güzel anlatacak bir ifadeye henüz rastlamadım. Yönetim düşüncesi ve toplumsal örgütlenme insanoğlunun var olduğu günden bugüne pek çok faktöre bağlı olarak sürekli gelişmiş ve dönüşmüştür. Bilgi ve iletişim bu faktörler arasında önemli bir yere sahiptir. Ortadoğunun üstün olduğu tarıma dayalı uygarlıklar döneminden uygarlığın global bir hal almaya başladığı 1500’lere, oradan da modern ve global dünyaya geçişin ve batının egemen olduğu günümüze kadar göçler, savaşlar, inanç sistemleri ve nihayet ticaret ve kent yaşamı bu gelişim ve dönüşümde etkili olmuştur.

        Okyanuslara açılma, rönesans ve endüstri devrimi globalleşme sürecinde ulus devletlere yardımcı olmuştur. Günümüzde bilginin kitle iletişim araçları ve internet yoluyla çok kısa bir zamanda, az maliyetle ve fazla çaba gerektirmeksizin büyük kitlelere ulaşması mümkün. Ezberleri bozan veri sağlayıcıları sayesinde gelişmeler toplumların sosyal yapısına göre iş yapış şekillerini ve beklentilerini etkilemektedir. Buldum dediğiniz bir fikrin onlarcasına bu veri ambarından ulaşabiliyorsunuz. Tarihin haraket demek olduğunu böylelikle dünden bugüne ve yarına aktığını düşünecek olursak bu bilinç bizi her harekette olduğu gibi yönetim hareketinde de çağa uygun bir eğilim aramaya iter. Batı dediğimiz uygarlığın temellerinin atıldığı 10.YY’da drenaj sorununu çözen ağır sabanın bulunması ve bu sabanın çekilmesi için dört tane öküzün sabana koşulması insan gücünden başka enerji kaynağının bilinmediği o zamanın dünyası için büyük ve önemli bir metottu.

        Entropi yasası bize doğadaki tüm sistemlerin belirli bir zaman sonunda kendilerini yok edeceği bilgisini veriyor. Güncel kalmak gerekiyor ama ne yazık ki bugün için kullanılması nostaljik bir fantezi olacak öküzlü saban metoduna benzer birçok metod hiç çekinmeden şirketlere yeni bir keşifmiş gibi sunuluyor. Siz hiç bir yarışta atletin attığı turları kendisinin ölçtüğünü ve not aldığını gördünüz mü? Herşey mevsiminde güzel. İşte, dengesizlik ve çelişki şartları çağa uygun hale getirilmemiş zaman ve para kaybettiren bu türden beyhude metod uygulamalarıdır.

        Bu makale toplam 2327 defa okunmuştur